Ulusal Yardım Kuruluşu "Samidoun" Devletin Eksikliğini Vurgulayarak Lübnan'daki Yerinden Edilme Kriziyle Mücadelede Sivil İnisiyatiflerin Rolünü Açıkladı

Ulusal Yardım Kuruluşu "Samidoun"un Medya Sorumlusu Abbas Kenan, Lübnan'daki yerinden edilme krizinin sonuçlarının büyük bölümünün, devletin temel görevlerini yerine getirmekteki eksikliği karşısında, sivil inisiyatifler tarafından kontrol altına alınabildiğini açıkladı.



Unews Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Kenan, devletin oluşturduğu yardım ve hizmet boşluğunu doldurmak üzere, kuruluşun gönüllüler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte harekete geçtiğini belirtti. Bu kapsamda, ülke genelinde yerinden edilme sürecini yönetmek için 109 bölgeye ayrılan Lübnan'da, 10 binden fazla gönüllü ve insani yardım çalışanının katılımıyla 644 barınma merkezi kurulduğunu ifade etti.

Yapılan çabaların, yerinden edilmiş bireylere yaşamsal, sağlık, psikolojik ve rehberlik yardımlarının yanı sıra, daha güvenli bölgelere sığınan ailelere destek sağlamayı da kapsadığını kaydeden Kenan, bu sivil girişimin krizin insani etkilerini hafifletmede önemli bir rol oynadığını vurguladı.

Kenan, devlet kurumlarıyla olan ilişkilere dair ise "zayıf resmi iş birliğine" dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı'nın kısmi katkısı dışında hükümetin varlığının sınırlı kaldığını, özellikle Sosyal İşler, Eğitim ve İçişleri bakanlıklarıyla etkin bir koordinasyonun sağlanamadığını ifade etti.

Resmi makamları, okullar ve eğitim kurumlarının yerinden edilmiş kişilere açılması ve özellikle sokaklarda kalan veya çeşitli nedenlerle uzak bölgelere gitmeyi reddeden aileler için güvenliğin sağlanması da dahil olmak üzere acil önlemler almaya çağırdı.

Kenan, resmi tahminlere göre Lübnan'daki yerinden edilmiş kişi sayısının yaklaşık 1 milyon 49 bin (134 bin aileye denk) olduğunu açıkladı. Bu durumun, devletin uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde kapsamlı bir müdahalesini gerektirdiğinin altını çizdi.

Krizin devam etmesi halinde, yerinden edilmenin kalıcı bir duruma dönüşebileceği uyarısında bulunan Kenan, insani ve sosyal sonuçlarla başa çıkmak için bütünleşmiş bir ulusal planın oluşturulmasının zorunluluğuna işaret etti.

Son olarak, uluslararası ve insan hakları örgütlerini ile dünya genelindeki sivil toplumu, Lübnan'daki yerinden edilmiş kişilere destek olmaya ve insan hakları ilkelerini, onların çektikleri acıyı hafifletecek somut adımlara dönüştürmeye davet etti.

El enlace de la noticia ha sido copiado